OKB – Bu Düşünceler Benim Değil!

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) ile Yaşayanlara Manevî ve Pratik Rehber

“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin tıbbi’l-kulûbi ve devâihâ ve âfiyeti’l-ebdâni ve şifâihâ ve nûri’l-ebsâri ve diyâihâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”

Ey Allah’ım! Kalblerin tabîbi ve devası, vücutların afiyeti ve şifâsı, gözlerin nûru ve ziyâsı olan Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ve selâm eyle.

Kardeşim,

Bazen insanın zihnine istemediği düşünceler gelir. Öyle ansızın, öyle sert gelir ki insan kendi kendine “Ben bunu neden düşünüyorum?” diye sorar. Kalbi sıkışır, içi daralır. Hele bu düşünceler tekrar tekrar geliyorsa, insan kendinden şüphe etmeye başlar. İşte bu hâl, bugün tıpta Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) diye adlandırılan durumdur. Bizim kadim literatürümüzde ise bu hâlin adı vesvesedir.

Şunu en başta bilmek gerekir:

Bu düşünceler benim değil.

Çünkü insan kendi düşüncesinden rahatsız olmaz. Kalp, kendine ait olan sözle titremez.

Vesvese, ihtiyarsız ve irade harici olduğu için insanı mes’ul etmez.

Yani sen istemeden gelen, iradenin dışında olan düşünceler seni günahkâr yapmaz. Senin sorumluluğun, o düşünceyi isteyip istemediğindir. İstemiyorsan mesele kapanmıştır.

Kalbin Rahatsızsa, Bu İmanın Delilidir

OKB yaşayan birçok insan, özellikle imanî ve dinî düşünceler konusunda çok zorlanır. Kişi iman ettiği hâlde zihninden inkâr içerikli sözler geçince büyük bir korkuya kapılır. “Acaba dinden mi çıktım?” diye endişelenir. Hâlbuki ölçümüz şu olmalı:

Kalbin o sözden rahatsızsa, o söz senin değildir. Belki imanın kuvvetindendir.

Eğer kalbin o düşünceden rahatsız oluyorsa, titriyorsa, üzülüyorsa bil ki o düşünce senin kalbinden çıkmamıştır. Tam tersine, bu rahatsızlık imanın canlı olduğunun işaretidir.

İmanı sağlam olduğu hâlde kalbe gelen küfür vesveseleri, abdest vesveseleri, namazların rekâtlarını karıştırma, namaz içinde ve dışında akla hücum eden edebe aykırı hayaller, Allah’a ve mukaddes şeylere karşı içeriden gelen çirkin sözler… Bütün bu vesveseler zararı olmayan vesveselerdir. Zarar, zarara uğradığını düşünüp panik yapmakla ortaya çıkar.

Ayrıca şunu da bilmek gerekir:

Bediüzzaman’ın ifadesiyle “Tahayyül-ü Küfür Küfür Değildir.” Yani küfür ve günahın zihinden geçmesi küfür olmaz.

Yani küfrü hayal etmek, zihinden geçirmek insanı kâfir yapmaz. Zihne gelen şey ile kalbin kabulü aynı değildir.

Vesvese ile Mücadelede En Büyük Hata

Vesvese geldiğinde insanın ilk refleksi şudur:

“Bu düşünceyi bastırayım, yok edeyim, onunla savaşayım.”

Ama bu yol yanlıştır. Çünkü vesvese ilgiyle büyür. Üstad bu noktada çok çarpıcı bir ölçü verir:

EY MARAZ-I VESVESE İLE MÜPTELÂ! Biliyor musun, vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer; ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder; havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir; mahiyetini bilsen, onu tanısan gider. Öyle ise şu musibetli vesvesenin aksâm-ı kesiresinden kesîrü’l-vuku olan yalnız beş vechini beyan edeceğim; belki sana ve bana şifa olur. Zira şu vesvese öyle bir şeydir ki cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider. (Yirmi Birinci Söz / İkinci Makam)

Yani vesveseyle kavga etmek onu küçültmez, büyütür. Tıpkı arı kovanına çomak sokmak gibi… Ne kadar uğraşırsan o kadar saldırır.

GÜNLÜK UYGULAMA – 1

“Ehemmiyet Vermeme” Egzersizi

Günde defalarca uygulanabilir:

Düşünce geldi.

İçinden şunu söyle:

“Bu düşünce bana ait değil.”

Ardından:

“Ehemmiyet vermiyorum.”

Konuyu değiştir.

(Ayağa kalk, bir şey oku, yürüyüş yap, su iç, başka bir işle meşgul ol.)

Amaç: Tartışmak değil, geçmek ve muhatap bile olmamak.

OKB ve “Vehmî Hastalık” Hakikati

Risale-i Nur, OKB’nin temel mekanizmasını vehmî hastalık kavramıyla açıklar:

“Hastalık iki kısımdır. Bir kısmı hakiki, bir kısmı vehmîdir.”

(Yirminci Deva)

Vehmî hastalık, gerçekte ya hiç olmayan ya da çok küçük olan bir şeyin büyütülmesidir. Ve bunun ilacı şudur:

“Vehmî hastalıkların en müessir ilacı, ehemmiyet vermemektir.”

Üstad bunu karanlıkta ipi yılan zanneden insan misaliyle anlatır. Dikkat kesildikçe korku büyür, aldırmadıkça gerçek ortaya çıkar.

GÜNLÜK UYGULAMA – 2

“Arı Benzetmesi”ni Hatırlama

Vesvese geldiğinde kendine sor:

“Şu an ben arılarla kavga mı ediyorum, yoksa yoluma mı bakıyorum?”

Eğer kavga ediyorsan dur.

Eğer yoluna bakıyorsan doğru yerdesin.

Abdest ve Namaz Vesvesesi İçin Net Ölçü

OKB’li birçok insan ibadetlerde takılır.

Bir abdest, bir defa alınır.

Şüphe geldiyse:

“Bu vesvesedir.”

denir ve artık abdestlisin.

Çünkü tekrar, ibadeti değil vesveseyi besler.

GÜNLÜK UYGULAMA – 3

Namazda Gelen Düşünceler

Namazda düşünce geldiğinde:

“Bu düşünceler bana ait değil.”

de ve namaza devam et. Namazı bozmak, vesveseye prim vermektir.

GÜNLÜK UYGULAMA – 4

Kısa Şifa Duası

Günde birkaç defa, özellikle zorlandığında:

“Ya Rabbi, bu düşünceler iradem dışıdır.

Ehemmiyet vermemeyi bana nasip et.

Sen Şâfi’sin, şifa senden gelir.”

Son Söz

Unutma:

“Ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner.

Tanımazsan gelir, tanısan gider.”

(21. Lem’a)

Bu düşünceler senin değil.

Kalbin üzülüyorsa iman var.

Sabır gösteriyorsan ibadettesin.

Allah kulunu düşüncelerle değil, niyetle tartar.

Okuma Tavsiyeleri

  1. Tahmidiye Duası (Günlük)
  2. İstiğfar (Günlük)
  3. Yirmi Beşinci Lem’a / Yirminci Deva
  4. Yirmi Birinci Söz / İkinci Makam
  5. Hatırla: Bu düşünceler senin değil.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir