Skip to content

www.Cevsen.de

Basında Cevşen
Duâlarımızın makbul olması için Yazdır e-Posta
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

İnsan yaptığı duâlardan zarurî rızık tarafına bakan ıztırarî duâ sınıfındaki duâlarının karşılığını kesin olarak bu dünyada alır. Çünkü bu, Rezzak-ı Kerîm tarafından vaad edilmiştir.

Diğer türlü, zarurî rızka yönelik olmayan veya imtihan vesilesi olan belâ ve musîbetlerin def’i için yapılan duâların makbul olmasının ise şartları vardır. Nasıl bir devlet dairesindeki işiniz için belli şartlara uygun dilekçe yazmanız gerekiyor. Dilekçenin hitabının, üslûbunun ve diğer unsurlarının güzelliği kabulünde etkili oluyorsa; yapılan duâların da kabule yakınlaşması için güzelliklerle dolu olması etkili oluyor.

Peygamber Efendimiz (asm) bir çok hadisinde; babanın oğula, misafirin, oruçlunun, hastanın, mazlûmun... duâlarının makbul olduğunu belirtiyor.

Devamını oku...
 
Duâ zırhını giymek Yazdır e-Posta
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

 00022.jpgİnsan bu dünyaya ibadet, duâ ve ilimle tekemmül etmek/mükemmelleşmek için gönderilmiştir. İbâdetin özü ise duâdır. Büyük bir kulluk olan duâ; her şeyin sahibi, mâliki, idârecisi, Rabbi, sonsuz rahmet, şefkat, sevgi, kudret sahibi olan Cenâb-ı Hakk’a yalvarmak, istemek, O’na dayanmak, aczimizi anlayıp O’nu vekil tâyin etmek, ihtiyaç ve arzularımızı O’na arz etmektir. “Duâ” kelimesinin Kur’ân’da 212 defa geçmesi; bize insânî vasfı kazandıran önemli ibâdet olduğunu gösterir.

* Duâ eden bilir ki, yalnız değil, birisi var; bütün ihtiyaçlarını görür, bilir, sesini duyar, ona cevap verir. Buna binâendir, duâları işiten ve cevap veren Semî-i Mutlak ve Mucîb-i Mutlak olan yüce Rabbimiz, “Duânız olmasa ne ehemmiyetiniz var?”1 buyurmaktadır. Bu meseleyi şöyle anlayabiliriz:
Medeniyetten, insanlardan çok uzaklarda, mağaralarda yalnız başına yaşayan bir insanın ne önemi var? Duâ ile Allah’ın sonsuz rahmet ve hazinesinden bir şey istemeyen insanın da Hakkın nazarında ne önemi olabilir?
* Duâ, varlığımızın değerini de belirler. Duâ, ispat-ı vücuddur. Yâni, varoluş sebebimizi, ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi, niçin geldiğimizi ve nereye gideceğimizi, sonunda ne olacağımızı ve ne olmamız gerektiğini duâlarımızla ortaya koyarız.
* Duâ psikolojik açıdan büyük bir rahatlık ve huzûr doğurduğu gibi, ahlâkî arınmayı, yücelmeyi gerektirir. Dolayısıyla, gelişim safhasındaki takılma ve saplantıların önlenmesinde, şahsiyetin/kişiliğin gelişmesinde yapıcı bir fonksiyon icra eder. Bir hadis-i kudsiye göre duâ ve ibâdetle meydana gelen yakınlaşma Allah’a karşı sevginin, bu sevgi de kuldan duyarlı bir vicdan ve sağduyunun doğmasına sebep olduğu belirtilir.
Böylece duâmızla, sonsuz Rahîm (şefkat eden, yardım eden), Hafîz (koruyan) Allah’ın koruma alanına gireriz. Şeytan ve habis ruhların şer/kötülük ve baskılarından emin oluruz.
* Duâ, dünya ve içindekilerle beraber, şeytan ile nefsin etrafında dolanmaktan kurtulup, tek bir noktaya yönelmek demektir. Bu, çokluktan, dünya problemlerinden, sıkıntılarından sıyrılıp, ruha nefes aldırmak, onu dinlendirmektir aynı zamanda. Duâ, madde bağımlılığından, nefsî, indî/subjektif, süflî/pespâye arzu ve isteklerden kurtulmaktır. Duâ, işlediğimiz hatâ, kusur ve günahların izlerini vicdânımızdan siler, rûhumuzu arındırır. Şeytânî hallerden uzak durup; ruhumuzu imân, tefekkür, ilim, ibâdet, takva, salih amel gibi mânevî gıdalarla doyurup beslemeliyiz.
* Düşünce ve duygularımızın antenini duâ ile İlâhî hakikatlere, ulvî âlemlere çeviririz. Tamamen habis/siyah, karanlık menfî bir enerji boyutundan yaratılan şeytan; insanların ruhlarına etki edebilir. Gayet tabiî ki bu, şeytanın verici gücünün yüksekliğine ve alıcının telkine, olumsuz meselelere açık olmasına ve cevap vermesine bağlıdır. Şeytan, vesvese ve fitnesiyle ruh ve duygularımızın dengesini bozar. Rûh ile vücûdun manyetik dengesinin bozulmasından rûhî hastalıklar doğar. Şöyle ki:
Elektrik de, sinir hücreleri arasında iletişim sağlayan bir unsurdur. Elektrik akımının da dengesizliği; vücut ritmini, dengesini bozar. Kimyevî ifrazat ve elektrik akımlarını harekete geçiren de; aşırı veya yersiz evham, korku, öfke, heyecan, kin, düşmanlık, sıkıntı, endişe/kaygı gibi negatif duyguların yerinde ve ölçüsünde kullanılmamasıdır. Aşırı ifrâzâtları, güzel söz ve telkinlerle dengelemek mümkün. Zaten, vehmî hastalıkların en etkili ilâçlarından biri önem vermemektir. Önem verdikçe büyür, şişer. Önem verilmezse küçülür, dağılır. Zaten, vehmî hastalık çok devam etse, (psiko-fizyolojik yapımızı etkileyerek) hakikî hastalığa döner. Vehham ve asabî insanlarda fena bir hastalıktır; habbeyi kubbe yapar, mânevî gücü kırar.2
* Şeytanın vesveseleri negatif olduğundan ruh ve bedenin ritminin dengesini bozmaktadır. Duâ, ibâdet, zikir, fikir, pozitif enerji yayar ve biyo-manyetik tedâvî yaparak bozulan ruh ve beden ritmini, dengesini sağlar. Böylece şeytanın vesveselerine karşı bir kalkan, bir zırh görevi de görmüş olur. Çünkü, İlâhî, ulvî, melekî alana girilmiş olur.
Dipnotlar:
1- Kur’ân, Furkan, 77.
2- Lem’alar, s. 219.

* Duâ eden bilir ki, yalnız değil, birisi var; bütün ihtiyaçlarını görür, bilir, sesini duyar, ona cevap verir. Buna binâendir, duâları işiten ve cevap veren Semî-i Mutlak ve Mucîb-i Mutlak olan yüce Rabbimiz, “Duânız olmasa ne ehemmiyetiniz var?”1 buyurmaktadır. Bu meseleyi şöyle anlayabiliriz:

Devamını oku...
 
Cevşen tamam, sıra tesbihatta… Yazdır e-Posta
Osman Zengin tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Üzerinden geçen zamanın kırk seneye yaklaştığı, Risâle-i Nurlarla müşerref olduğum o günleri hatırlıyorum. 17 yaş içindeydim, ama beş vakit namaz kılmıyordum. Altı ay dershanelere geldim, gittim. Bana bir gün olsun “Kalk namaz kılalım” demediler. Zaten baskı yapsalardı, o gibi hallere fıtratım müsaade etmezdi. Belki gider, bir daha da gelmezdim. Cemaati ve dershaneyi çok sevmiştim. Zaten oraya gittiğim zamanlar, kendimi cennet bahçesinde gibi hissediyordum. Ağabeyler namaz kılmaya kalkınca, bana ya bir gazete veya kitap vs. verir, “Kardeş, biz namaz kılacağız; senin canın sıkılmasın bunu oku” derlerdi.

Devamını oku...
 
Cevşen’i her gün okuyorum Yazdır e-Posta
İsmail Tezer tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Vatikan Büyükelçiliği İstanbul Temsilcisi George MarovitchBirkaç yıl önce, Vatikan Büyükelçiliği İstanbul Temsilcisi George Marovitch’le çeşitli konular üzerine bir röportaj yapmış, kendisine bir de Cevşen’le ilgili soru yöneltmiştik.

Malumunuz olduğu üzere Marovitch, İtalya’da geçirdiği bir kaza üzerine, şimdi İstanbul’da bir huzurevinde hayatını sürdürüyor. Kendisi, yine Cevşen’i elinden bırakmadığını, sürekli okuduğunu söylüyor.

Biz burada, 2005’te kendisiyle yaptığımız, Yeni Asya ve Genç Yaklaşım dergilerinde yayınlanan röportajdan Cevşen’le ilgili olan bölümü dikkatlerinize arz etmek istiyoruz.

O zaman “Bazı toplantılarda Cevşen okuduğunuzu biliyoruz. Cevşen'e olan sevgi ve muhabbetiniz nereden geliyor?” diye sormuştuk.
O da aynen şöyle cevaplamıştı:

Devamını oku...
 
Cevşen'i elinizden bırakmayın Yazdır e-Posta
Süleyman Sargın tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Bedir Savaşı'nda yaşadıkları hezimet Mekke müşriklerinin gayz ve kinlerini iyice körüklemişti. Bu gayz ve kin sadece kaybedilen bir savaştan kaynaklanmıyordu.

Daha dün işkence edip yurtlarında yaşama fırsatı vermedikleri ve parya muamelesi yaptıkları insanlar her geçen gün daha da güçleniyor ve kendi varlıklarına tehdit oluşturacak bir noktaya geliyorlardı. Bu endişelere o zamanın Mekke'sindeki yaygaracı grupların çığırtkanlıkları da eklenince hava iyiden iyiye Müslümanların aleyhine dönüyordu. Bilhassa Bedir'de yakınları ölenler bunların başını çekiyor ve intikam naraları atıyorlardı. Ebu Süfyan da Mekke'nin en büyüğü olarak işaret fişeğini yakınca hemen savaş hazırlıkları başladı. Sadece Mekke'den değil, Müslümanların varlığından rahatsızlık duyan bütün çevrelerden hatta Medine'den bile katılımlarla üç bin kişilik bir ordu bütün hazırlıklarını tamamladıktan sonra Medine üzerine yürüdü.
Devamını oku...
 
Bilinçaltımıza öyle mesajlar geliyor ki! Yazdır e-Posta
Emeti Saruhan tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Bilinç altına ilişkin araştırmalar yapan Kubilay Aktaş, reklam arasında verilen mesajların insanları o ürünü almaya yönlendirdiğini söylüyor. Örneğin sinemada film izliyorsanız 25. karedeki “kola iç” talimatı film arasında koşarak kola almanıza neden olabilir.

Günlük hayatımızda yaşadığımız bazı sorunların bilinçaltımızdan kaynaklandığını hep söyleriz ama acaba kaçımız aslında bilinçaltımızın gücünün ve öneminin farkındayız? Yaklaşık 15 yıldır bilinçaltı üzerine çalışmalar yapan Kubilay Aktaş, Elest Yayınları'ndan basılan “Gizli Telkinle Kur'an Terapisi” kitabında bilinçaltımızın nasıl daha çok alışveriş yapmamız için ya da belli bir konu hakkındaki düşüncelerimizin değişmesi için programlandığını anlatıyor. Aynı tekniğin olumlu yönde de kullanılabileceğini ifade eden Aktaş, bu yöntemle sorunlarımızı aşabileceğimizi söylüyor. Kubilay Aktaş'a bilinçaltı nedir, ne değildir, nasıl programlanabilir, ne işimize yararı sorduk.
Devamını oku...
 
Niçin Cevşen Okuyorlar? Yazdır e-Posta
Cihan Dinar tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Ruhun lezzeti için mi, Allah’a yakarış için mi, yoksa hayatlarını Esmaü’l Hüsna ile yaşamak için mi okuyorlar? Onlara Cevşen okumayı kim, ne diyerek tavsiye etti?

Bazısı dua olduğu için, bazısı vakitlerini süslemek için; kimi yolculuk sırasında, kimi de çocuğunu uyutmak için okudu. Ünlülere varıncaya kadar yediden yetmişe Cevşen çantalarda, ceplerde, boyunlarda taşınıyor. Okuyamayanlar da Cevşen’i kaset ve CD’lerden takip ediyor.

İlmi, şifayı, rızkı, tefekkürü, tevhidi, hidayeti ve korunmayı barındıran Cevşen’ül Kebir, Rabb’imizi bize nasıl öğretiyor? Cevşen’i ilk seslendiren İhsan Atasoy, İstanbul Vatikan Temsilcisi Georges Marovithc, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Davut Aydüz, yazar ve programcı Senai Demirci, yazar Gülay Atasoy, yazar Cemil Tokpınar, gazeteci Mehmet Ali Bulut ve Nuriye Uşşak ile Cevşen okuma üzerine görüştük.
Devamını oku...
 
Allah'ı Tanıyıp Tarif Etmede Cevşen'in Benzeri Yoktur Yazdır e-Posta
Kenan Demirtaş tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Bediüzzaman Said Nursi, Cevşen’in “Âl-i Beytin manevî ve gayet mühim bir mirası ve bir feyiz kaynağı” olduğunu belirterek Allah’ı tanıyıp tarif etme konusunda Cevşen’in bir benzeri olmadığını söylüyor. Allah (c.c), Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hakikatini, ulûhiyetinin tecellilerine kapsamlı bir ayna yapmış ve bütün isimlerinin en büyük ve en yüksek mertebelerine onu mazhar ederek Kur’ân’dan çıkmış “Cevşen” gibi harika bir münacatı O’na nasip etmiştir.

Sözlükte “zırh, savaş elbisesi” anlamına gelen Cevşen, Arapça bir kelimedir. “Büyük zırh” manasında olan meşhur Cevşen-i Kebîr duası ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) büyük bir münacatıdır. Bu münacatla Efendimiz (s.a.v.), Cenâb-ı Hakk’a bin bir ismiyle dua eder ve ateşten O’na sığınır. (1)
Devamını oku...
 
Esmaü'l-Hüsna Kanaviçesi: CEVŞEN Yazdır e-Posta
Moral Dünyası tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Esmâü’l-Hüsna’nın değişik şekillerde adeta bir kanaviçe gibi örgülenmesinden ibaret olan Cevşen duası, metin olarak Kur’an’da yer alan Esmâü’l-Hüsna kalıplarına en yakın dua olma özelliğini taşır. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de, “Esmâü’l-Hüsna (güzel isimler) Allah’a aittir. O halde O’na onlarla dua edin” buyurarak, en makbul duanın Esmâü-l Hüsna ile yapılan dua olduğunu ifade buyuruyor.

“Cevşen”, bir duadır. Dua ise kulluğun özü ve imanın en halis bir neticesidir. Dua, kulu Allah’a yaklaştıran en kısa bir yoldur. Bediüzzaman, ”Dua bir ubudiyet (kulluk)tur, semeratı uhreviyedir” der. Yani duanın asıl sonuçları ahrette ortaya çıkacaktır.
Devamını oku...
 
Tesbihat: Çağa uygun ibadet, hiper vird ve duâ Yazdır e-Posta
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Kitle iletişim vasıtalarının baş döndürücü sür'at ve kesret kazandığı milenyum ve hiperçağ günümüzde; hergün, her saat, hattâ her dakika milyonlarca günah birden saldırıyor. Adeta, insî ve cinnî şeytanlar tarafından çepeçevre kuşatılmış, her an top ateşine tutuluyoruz! Zamanımız ve hayat şartları; eski zamandaki gibi uzlethânelere çekilip kendimizi ibâdet ve zikre verip haramlardan korunmaya müsait değil. Rahmeten lilâlemin olan Kur’ân ve mübelliği Resûl-i Ekrem (asm) çağımız için de rahmettir. Acaba bu rahmet bize nasıl tecelli etmeli?
Devamını oku...
 
Büyük Cevşen Yazdır e-Posta
Yeni Asya tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Celcelutiye ilâveli Büyük Cevşen ve Türkçe açıklaması yeni çıktı.

Hizb-i Envari’l-Hakaikı’n-Nuriye veya diğer adıyla Büyük Cevşen, bizzat Bediüzzaman Hazretleri’nin Mecmuâtü’l-Ahzab’dan ve Risâle-i Nur’daki hakikatlerden derlediği bir duâ mecmuâsıdır.

Eser bir kaç bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde, okunması çok sevaplı ve faziletli olan Yasin, Fetih, Rahman, Mülk ve Nebe Sûreleriyle, Haşir ve Bakara Sûrelerinin son âyetleri yer almaktadır.
Devamını oku...
 
Cevşen Yazdır e-Posta
Abdullah Aymaz tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

1970'li yılların sonu idi, İzmir'de Hatay taraflarında bulunan askerî hastanede yedek subaylığını yapan Dr. Mâcit Türkmenoğlu, bize bir hatırasını anlatırken, (özetle) demişti ki: "Beni bir akşam bir yere davet ettiler...

Gittiğimiz yerde ruh çağırma seansı varmış. Ben bunların şeytan işi olduğunu, falancının ruhu diyerek gelenlerin aslında şeytan olduğunu ve insanları yanlış ve zararlı şeylere yönlendirdiğini biliyordum. Onun için, cehennem ateşine, dolayısıyla ateşten yaratılan şeytana karşı Peygamber Efendimiz'in (sas) okuduğu ve Cenab-ı Hakk'ın bin bir ismini ihtiva eden Cevşen duasının çok tesirli olacağını düşünüyordum. Onun için olanları seyredip Cevşen'in tesirini anlamak istedim.
Devamını oku...
 
Papaz'dan polise cevşen Yazdır e-Posta
İsmail Zelvi tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

2. İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'nda bir araya gelen Türkiye'deki dini cemaat liderleri, dinlerin terör ve şiddeti değil; başkasına saygıyı, barış içinde yaşamayı emrettiğini söyledi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, dinlerimizin terör ve şiddeti değil, ötekine saygısızlığı değil, ötekine saygıyı, barış içinde yaşamayı emrettiğini belirtti. Roma Katolik kilisesi adına konuşan Georges Marovitch ise, emniyet kuvvetlerini koruyucu melekler olarak gördüğünü ifade etti. Marovitch, polislerin üzerine giydikleri zırh gibi, manevi kalkanların da olduğunu hatırlatarak, toplantıya katılacak polislere, manevi zırh olarak kabul etiği “Cevşen” kitabı hediye edeceğini söyledi.
Devamını oku...
 
Ruh sağlığının şifâsı: Esmâ zikri Yazdır e-Posta
İsmail Tezer tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

10 Şubat 2007 tarihli Hürriyet Cumartesi ekinde Ayten Serin imzalı, ‘zikir’le ilgili ilginç bir haber yayınlandı.

“Zikir; reiki ve yoga gibi şifa verici teknik” başlığıyla yayınlanan haberde, medyada sağlıklı hayat, kilo kontrolü gibi konularda isim yapmış aile hekimi Ender Saraç’ın “Ruhsal Gelişim ve Kader” isimli kitabı yorumlanıyordu.

Ruh sağlığı açısından bir şifa vesilesi olarak gördüğü zikri, ‘ileri bir teknoloji’ olarak niteleyen Dr. Saraç şöyle diyordu:

Devamını oku...
 
Ramazan hediyeniz: Büyük Dua Kitabı Yazdır e-Posta
Yeni Asya tarafından yazıldı.   
AddThis Social Bookmark Button

Dua ayına dua kitabı Yeni Asya, hayır ve güzellikleriyle manevî iklimimizi şenlendiren dua ayı Ramazan’ı Büyük Dua Kitabı adlı değerli bir hediyeyle, ruhuna uygun bir şekilde karşılıyor.

* İdrak etmekte olduğumuz Ramazan ayı için anlamlı bir hediye olan Büyük Dua Kitabı adlı eserde ağırlıklı olarak, Peygamber Efendimizin, herbir günlük faaliyeti vesile kılarak yaptığı dualar yer alıyor. Eser, piyasadaki benzerlerinden farklı olarak Risâle-i Nur eksenli bir bakış açısıyla hazırlandı.
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2

Duyurular

Sitemizin "Okuyun" bölümüne
7 tane Kuran-ı Kerim,
4 tane Risale-i Nur
okuma imkanı eklendi.

Misafir Defteri ve İrtibat Formu tekrar hizmete girmiştir.

Sitemizi arkadaşlarınıza 'Tavsiye et' imkanı eklendi. (Sayfanın alt kısmındaki linklerden ulaşabilirsiniz)

Websitesi olanlar 'Sitene ekle' kısmından bannerlerimizin kodlarını kullanabilirler.

Anket

Cevşen´i hangi sıklıkla okuyorsunuz?
 

İstatistikler

Bugün1422
Dün1793
Bu Hafta14350
Bu Ay9398
Toplam1497792
ListeNur.de - islami siteler listesi

NurluYuz